Arama Yap

Şapka ve Kıyafet Devrimi (Şapka Kanunu)

Şapka ve Kıyafet Devrimi (Şapka Kanunu), (25 Kasım 1925);

Şapka ve Kıyafet Devrimi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra, halkın kılık ve kıyafetinin düzenlenerek Batı ülkelerinin normlarına uygun hâle getirilmesi için 1925 ve 1934 senelerinde iki kanunla yapılan düzenlemedir.

Atatürk Devrimleri‘nin bir parçası olan bu yasal düzenlemelerle, erkeklerin başlık olarak sadece şapka takılması düzenlenmiş, belirli tipte kıyafetlerin giyilmesi ise yasaklanmıştır. Bu dönemde kadınlar ise “çağdaş kıyafet” giymeye teşvik edilmiştir, fakat kadın giyimine dair herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır.

28 Kasım 1925 senesinde T.B.M.M.’de kabul edilen 671 No’lu “Şapka İktizası Hakkında Kanun” ile T.B.M.M. üyeleri ve memurlarına başlık olarak şapka giyilmesi zorunluluğu getirildi ve Türk halkı da buna aykırı bir alışkanlığın devamından men edildi. Kanun, 28 Kasım 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, 1982 anayasasının 174. maddesine göre “inkılap kanunları” (anayasaya aykırılığı iddia edilip iptal edilemeyecek kanun) arasındadır.

Mustafa Kemal 1 Eylül’de Ankara’ya döndüğünde kendisini karşılamaya gelenlerin şapkalı olduğu görüldü. 2 Eylül günü, devlet memurlarına şapka giyme zorunluluğu getiren 2431 numaralı bakanlar kurulu kararnamesi çıkartıldı. Aynı gün bakanlar kurulu kararnamesi ile din adamı dışındaki kişilerin cübbe ve sarık giymeleri yasaklandı.

16 Ekim 1925 tarihin’de Konya milletvekili Refik Bey ve arkadaşları, şapka giyilmesi ile ilgili kanun önerisini meclise sundu. Teklif, 25 Ekim’de mecliste görüşülmeye başladı. Kanunun gerekçesinde ise sarık ve fesin geri kalmışlığı sembolize ettiği, bu sebeble değiştirilmesi gerektiği vurgulandı. Bursa milletvekili Nureddin Paşa’nın, bu yasanın Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek önerinin geri alınmasını istemesi, mecliste sert tartışmalar yaşanmasına sebep oldu. Toplumun kılık ve kıyafetinin kanunlarla belirlenemeyeceğini ileri sürenlerin yanısıra, bu kanunun din-devlet işlerinin ayrılmasını kolaylaştıracağını ileri sürenler vardı. Sadece Nurettin Paşa ve Ergani milletvekili İhsan Bey’in aleyhte oy kullandığı oylama sonucunda kanun, meclisten geçti.

Şapka Nutku
Mustafa Kemal, tarihi “Şapka Nutku” nu İnebolu ilçesinde yaptı. 27 Ağustos 1925 tarihin’de Türk Ocağı’nda halka hitaben “Bu serpuşun adına şapka derler” diyerek o güne kadar kullanılan “medeni serpuş”, “şemsisiperli serpuş” gibi ifadelerin bırakılmasını sağladı. Nutkunda, “Redingot gibi, bonjur, smokin gibi, işte şapkanız! Buna câiz değil, diyenler vardır. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok câhilsiniz ve onlara sormak isterim: “Yunan serpuşu olan fesi giymek câiz olur da şapkayı giymek neden olmaz ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının kisve-i mahsûsası olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?” sözleriyle şapka giyilmesini savundu.

Şapka Kanunu’nun çıktığı 28 Kasım 1925 senesinden önce, ülkede bazı mesleki kıyafetlerde değişiklikler görülmüştü. 1925 senesinden itibaren önce Ankara’daki Cumhuriyet Birlikleri, ardından jandarma ve deniz birlikleri “güneşlikli başlık”lar giydiler. Ardından çeşitli devlet daireleri ve okullarda yeni başlık ve kasketler giyilmeye başlandı. İstanbul Galata Bekçileri, yeni başlık ve kasketleri ilk giyen bekçiler oldu.

21 Şubat 1925 tarihin’de İstanbul’da açılan Kızılay Özel Hemşire Okulu’nda hemşire Esma Deniz’in çabalarıyla hemşire öğrencileri başlarına peçe örtmek yerine şapka takmaya başlandı.

2 Ağustos’tan itibaren Adliye ve mahkemelerde hakimler, mübaşirler, zabıt katipleri yeni kıyafet ve şapkalar giymeye başladılar. Ancak halk, dini bir değer yüklediği fese bağlılığını sürdürüyordu ve bu konuda reform hareketi, Şapka Kanunu’nun meclisten geçmesi ile başladı.

Revisions

Etiketler: , , ,

Trackbacks/Pingbacks

  1. Atatürk'ün Devrimleri - 17/03/2012

    [...] Şapka ve Kıyafet Devrimi (Şapka Kanunu), (25 Kasım 1925) [...]

Bir Cevap Yazın